Özet
İngilizce akademik yazımda yabancı dildeki sözcükler, ifadeler, alıntılar ve teknik terimler sıkça kullanılır; ancak yazının açık, doğru ve profesyonel kalması için bu unsurlar dikkatle bütünleştirilmelidir. Yazarlar, özgün dilin ayırt edici özelliklerini korurken bu dili bilmeyen okuyucuların da savı anlayabilmesini sağlamalıdır. Bunun için tırnak işaretleri, italik yazı, çeviriler, noktalama, dilbilgisi, kaynak gösterme ve açıklayıcı ifadeler hakkında bilinçli kararlar verilmesi gerekir.
Bu kılavuz, yabancı dillerin İngilizce akademik ve bilimsel yazımına nasıl başarılı biçimde dahil edileceğini açıklar. Doğrudan yabancı dil alıntıları ile tek başına kullanılan yabancı terimler arasındaki farkı, tırnak işaretlerinin veya italik yazının ne zaman kullanılması gerektiğini, çevirilerin nasıl sunulup kaynak gösterileceğini ve özgün İngilizce kaynağa başvurmak yerine bir çeviriden yeniden çeviri yapmanın neden genellikle uygun olmadığını ele alır. Ayrıca Latince bilimsel adlandırmayı, uzmanlık terimlerini, aksan işaretlerini, harf çevirisini, yabancı eserlerin başlıklarını ve blok alıntı gerektiren daha uzun bölümleri de ele alır.
Hedef kitle için açıklığa özel önem verilir. Bir disiplindeki uzmanlara tanıdık gelen bir terim, başka bir alandaki okuyucular için anlaşılmaz olabilir; bu nedenle gerektiğinde çeviriler veya tanımlar sunulmalıdır. Yazarlar ayrıca yabancı dildeki materyali yalıtılmış bir süs olarak ele almak yerine, çevresindeki İngilizce düzyazıya dilbilgisel açıdan entegre etmelidir.
Araştırmacılar bu ilkeleri tutarlı biçimde uygulayıp ilgili derginin, üniversitenin veya yayınevinin gerekliliklerini kontrol ederek, akademik kesinliği, okunabilirliği ve özgün kaynağa saygıyı korurken yabancı dildeki materyalleri güvenle kullanabilirler.
📖 Tam Uzunlukta Makale (Daraltmak için tıklayın)
Yabancı Dilleri Akademik İngilizce Yazımına Entegre Etme
Giriş
İngilizce yazılmış birçok akademik ve bilimsel belge, başka dillerden sözcüklerin, ifadelerin, başlıkların, alıntıların veya daha uzun bölümlerin kullanılmasını gerektirir. Bu durum özellikle tarih, edebiyat, klasikler, teoloji, felsefe, dilbilim, antropoloji, hukuk ve bölge çalışmaları gibi disiplinlerde yaygındır; ancak yabancı dildeki materyaller bilimsel ve teknik yazılarda da sıkça görülür. Latince adlar taksonomide standarttır; Fransızca ve Almanca terimler felsefe ve edebiyat eleştirisinde yaygındır; ayrıca bir kavramın İngilizcede kesin bir karşılığı bulunmadığında birçok dilden uzmanlık ifadeleri gerekli olabilir.
Zorluk yalnızca yabancı sözcükleri doğru biçimde yeniden aktarmaktan ibaret değildir. Bu sözcükler aynı zamanda çevreleyen İngilizce düzyazıya entegre edilmeli; böylece özgün anlamlarını ve niteliklerini korurken okurların, gereksiz güçlük yaşamadan anlatılan savı anlamaları sağlanmalıdır. Yabancı bir ifade, sanki hiç düşünülmeden İngilizce bir cümlenin içine bırakılmış gibi görünmemelidir. İfadenin dilbilgisel işlevi, noktalaması, tipografisi, çevirisi ve kaynağı, tümüyle dikkat gerektirir.
Doğru kullanım kısmen ne tür bir metnin kullanıldığına bağlıdır. Bir Fransız romanından doğrudan yapılan alıntı, normalde tek bir Latince teknik terimden farklı biçimde ele alınmalıdır. Uzun bir Almanca düzyazı bölümü blok alıntı ve çeviri gerektirebilirken bilimsel tür adı, yerleşik kendi kurallarını izler. Dergi veya üniversite yazım kuralları da çevirilerin parantez içinde, dipnotlarda ya da sonnotlarda yer alıp almayacağını belirleyebilir.
Bu makale, yabancı dilleri biçimsel İngilizce yazımına entegre etmenin başlıca yöntemlerini açıklar ve açıklık, tutarlılık ve akademik doğruluğu korumaya yönelik pratik öneriler sunar.
1. Yabancı Dilde Doğrudan Alıntılar
Yabancı dildeki bir metni dâhil etmenin en yalın yolu doğrudan alıntı yapmaktır. Başka bir yazarın birebir sözcüklerini yeniden aktardığınızda, yazıldıkları dil ne olursa olsun bunlar alıntıdır. Bu nedenle yalnızca yabancı terimler olarak değil, alıntılanmış metin olarak ele alınmalıdır.
Bir cümleye entegre edilen kısa alıntılar için, İngilizce bir alıntıda kullanacağınız şekilde tırnak işareti kullanın. Yabancı sözcükler, çevreleyen İngilizce cümleye dilbilgisel ve sözdizimsel açıdan uymalıdır.
Örnek:
Augustinus, genç bir öğrenci olarak ‘delectabat ludere’ yapmaktan keyif aldığını itiraf etmişti; yazıları boyunca parıldayan sözlü nükte, bu oyun sevgisinin olgun bir yazar olduğunda da onunla kaldığını açıkça gösterir.
Latince sözcükler doğrudan alıntı işlevi görür; bu nedenle tırnak işareti uygundur. Sırf dil yabancı olduğu için italik kullanmak gerekmez. Nitekim yalnızca yabancı dili belirtmek amacıyla tırnak işaretlerini italikle birleştirmek genellikle gereksizdir ve derginin veya yayınevinin istediği yazım tarzıyla çelişebilir.
Temel ayrım şudur:
- yabancı bir kaynaktan doğrudan alıntı → tırnak işareti veya blok alıntı biçimlendirmesi kullanın;
- alıntılanmış konuşma veya metin yerine terim olarak kullanılan tek başına yabancı sözcük ya da ifade → italik kullanmak çoğu zaman uygundur.
Bu ayrım, tipografinin kafa karıştırıcı hâle gelmesini önler ve okurların, başka birinin birebir ifadesine mi atıf yaptığınızı yoksa yabancı bir ifadeyi kendi düzyazınızın parçası olarak mı kullandığınızı hemen anlamasını sağlar.
2. Yabancı Dil Alıntılarını İngilizce Dilbilgisine Entegre Edin
Bir alıntı, çevresindeki cümleden dilbilgisel olarak kopukmuş gibi ele alınmamalıdır. Bu, yabancı dildeki alıntılar için de İngilizce alıntılar için de geçerlidir. Çevresindeki cümle dilbilgisel açıdan tamamlanmış ve mantıksal olarak tutarlı kalmalıdır.
Örneğin alıntı İngilizce bir fiilin nesnesi olarak işlev görüyorsa sözdiziminin doğal biçimde çalıştığından emin olun:
Vakanüvis, kralı ‘rex iustus et prudens’, yani hukuk reformunu hükümdarlığının merkezine yerleştiren adil ve sağduyulu bir hükümdar olarak tanımlar.
Burada Latince alıntı, İngilizce fiil öbeğinin hemen ardından doğrudan cümleye dahil edilmiş ve hemen açıklanmıştır. Okuyucunun durup alıntılanan sözcüklerle cümle arasındaki ilişkiyi yeniden kurması gerekmez.
Yazarlar, bir alıntıyı dilbilgisel yapısına uymayan bir ifadeyle sunduğunda sık sık sorunlar ortaya çıkar. Örneğin fiille başlayan bir alıntı, İngilizce bir isim öbeğinden sonra doğal biçimde işlev görmeyebilir. Bu gibi durumlarda alıntının kendisini değiştirmek yerine çevresindeki cümleyi gözden geçirin.
3. Okuyucuların İhtiyaç Duyabileceği Durumlarda Çeviri Sağlayın
Hedef kitlenizin yabancı dildeki alıntıyı anlayacağından makul ölçüde kuşku duyuluyorsa çeviri sağlayın. Özgün dilde materyal eklemenin amacı genellikle çözümlemeyi desteklemek, nüansları korumak veya dili bilen okuyucuların kesin ifadeyi incelemesine olanak tanımaktır. Bu, diğer herkes için gereksiz bir engel oluşturmamalıdır.
Kısa alıntılarda çeviri çoğu zaman özgün metnin hemen ardından parantez içinde verilebilir:
Augustine, ‘delectabat ludere’ (‘oynamaktan büyük keyif alıyordu’) ifadesiyle bir zihni betimler.
Bazı yayınevleri parantez içindeki çevirinin tırnak işareti olmadan verilmesini tercih ederken, diğerleri hem özgün ifadeyi hem de çeviriyi tırnak içine almayı şart koşar. Önemli olan, ilgili yazım tarzını tutarlı biçimde uygulamaktır.
Özgün ifadenin tartışmanın merkezinde olduğu ve metin içindeki İngilizce çevirinin cümleyi hantallaştıracağı durumlarda çeviriler dipnota veya sonnota da yerleştirilebilir. Bu, yabancı metinlerin tekrar tekrar ele alındığı edebiyat, tarih ve ilahiyat çalışmalarında yaygındır.
Daha uzun alıntılanmış bölümlerde yazarlar, özgün metni ve çeviriyi iki ayrı blok alıntı olarak sunabilir ya da çeviriyi ana metinde, özgün metni ise bir notta verebilir. En uygun düzenleme disipline, hedef kitleye ve dergi yönergelerine bağlıdır.
4. Bir Çevirinin Kaynağını Her Zaman Belirtin
Çeviriler entelektüel bir çalışmadır ve buna göre ele alınmalıdır. Daha önce yayımlanmış bir çeviriyi kullanıyorsanız, tıpkı diğer kaynaklarda olduğu gibi ona da kaynak gösterin. Atıf sistemine bağlı olarak, çevrilmiş baskı normalde kaynakça veya bibliyografyada yer almalıdır.
Parçayı kendiniz çevirdiyseniz bunu okura söyleyin. Aşağıdaki gibi kısa bir ifade genellikle yeterlidir:
- Tüm çeviriler bana aittir.
- Aksi belirtilmedikçe, Fransızcadan yapılan çeviriler bana aittir.
- Çeviriler yazara aittir.
Bu ifade, çevrilmiş ilk alıntının yakınındaki bir notta, girişte, yazım kurallarına ilişkin bir notta veya derginin en uygun gördüğü başka bir yerde yer alabilir.
Ortak araştırmalarda çevirilerin başka bir ekip üyesi veya dışarıdan bir uzman tarafından hazırlandığını kesin biçimde belirtin. Bir çevirinin niteliği veya yorumu savın merkezindeyse, sorumluluğun kime ait olduğunu belirtmek özellikle önemlidir.
5. Yalnızca Çevirinin Yeterli Olduğu Durumlar
Her yabancı dildeki alıntının özgün dilde verilmesi gerekmez. Yabancı dildeki tam ifade analitik açıdan önemli değilse, yalnızca İngilizce çevirisi en açık sunumu sağlayabilir.
Örneğin, tarihî bir tanığın ifadesini özetliyor ve tartışmanız belirli sözcüklerden ziyade olgusal içerikle ilgileniyorsa, uzun bir bölümü özgün dilinde yeniden vermek katkı sağlamaktan çok dikkat dağıtabilir.
Yalnızca bir çeviri sunulsa bile, doğrudan alıntı olarak yine alıntılanmış metin kabul edilmelidir. Bu nedenle çeviri, kısa bir alıntıysa tırnak içinde, uzunsa blok alıntı olarak verilmelidir; ayrıca uygun kaynak gösterilmelidir.
Ayrıca çevirinin size mi ait olduğunu, yoksa yayımlanmış bir baskıdan mı alındığını belirtmelisiniz. Okurlar, tanınmış bir çevirmenin ifadeleriyle mi yoksa kaynağı sizin mi çevirdiğinizle mi karşı karşıya olduklarını bilmelidir.
6. Aslı İngilizce Yazılmış Metinleri Yeniden Çevirmekten Kaçının
Önemli bir akademik ilke, alıntıların mümkün olduğunda özgün metinden alınmasıdır. İngilizce bir eserle başka bir dile yapılmış çeviri aracılığıyla karşılaştığınızda bu ilke özellikle önem kazanır.
Bir kitabın aslı İngilizce yayımlanmış, ancak siz onu İspanyolca okumuş olabilirsiniz. Normalde İspanyolca ifadeleri yeniden İngilizceye çevirip sonucu yazarın özgün İngilizcesiymiş gibi sunmamalısınız. Her çeviri yorumlayıcı tercihler içerir; dolayısıyla çevrilmiş bir metni ikinci kez çevirmek, ifadeyi yazarın gerçek dilinden daha da uzaklaştırabilir.
Bunun yerine, özgün İngilizce baskıya başvurun ve özgün ifadeyi alıntılayın. Özgün metne erişim gerçekten mümkün değilse, sessizce yeniden çeviri üretmek yerine koşulları şeffaf biçimde açıklayın.
Bu ilke, tek tek sözcük seçimlerinin tartışmanın merkezinde olabildiği edebiyat eleştirisi, felsefe ve beşerî bilimlerde özellikle önemlidir.
7. Terim Olarak Kullanılan Yabancı Sözcük ve İfadeler
Yalnızca bir yabancı sözcük veya kısa ifade kullanıyor ve bunu doğrudan alıntı olarak işlevlendirmiyorsanız, genellikle italik yazmak uygundur. Bu, ifadenin başka bir dile ait olduğunu görsel olarak belirtir ve onu çevresindeki İngilizce düzyazıdan ayırır.
Bildung kavramı tartışmada merkezi bir konuma sahiptir.
Öğreti, lex talionis ilkesiyle ilişkilendiriliyordu.
Yabancı terimler tekrar tekrar kullanılıyorsa süresiz olarak italik yazılmamalıdır. Birçok yazım kılavuzu, tanınmayan bir yabancı ifadeyi ilk kullanımında italik yazmayı, bir çeviri veya tanım vermeyi ve terim tartışmanın düzenli bir parçası hâline gelirse daha sonra düz yazı kullanmayı önerir.
İngilizcede tamamen doğallaşmış sözcükler genellikle italik yazılmaz. Örnekler arasında café, elite, genre, status quo ve et al. gibi terimler bulunur; ancak kurallar farklılık gösterir ve uzmanlık alanlarına özgü yazım kuralları belirli ifadeleri farklı ele alabilir.
8. Yabancı Terimleri Okuyucular İçin Tanımlayın
Yabancı bir terim özgün dilinde korunacak kadar önemli olsa bile, okuyucu anlamını tahmin etmeye zorlanmamalıdır. Terim, hedef kitle tarafından evrensel olarak bilinen bir ifade değilse, ilk kullanımında bir çeviri veya kısa bir tanım verilmelidir.
Açıklama yabancı terimden önce gelebilir:
Alman kişisel gelişim kavramı Bildung, on dokuzuncu yüzyıl eğitim düşüncesinde önemli bir rol oynar.
Alternatif olarak, parantez içinde de verilebilir:
Tartışma Bildung (kişisel gelişim veya bireysel oluşum) kavramına odaklanır.
Hangi yöntemin en iyi olduğu cümleye ve kavramın karmaşıklığına bağlıdır. Anlamı tek bir İngilizce sözcük karşılamıyorsa, yapay biçimde kesin bir çeviri yerine kısa bir açıklayıcı ifade tercih edilebilir.
Bir yabancı terim, mevcut İngilizce karşılıkların herhangi birinden incelikli biçimde farklı bir kavramı ifade ettiği için kullanılıyorsa, akademisyenler özellikle dikkatli olmalıdır. Böyle bir durumda çevirinin kusursuz olduğunu varsaymak yerine nüansı açıklayın.
9. Latince Bilimsel Adlandırma
Cins ve türlere ait bilimsel adlar, İngilizce akademik yazımda Latincenin özel ancak son derece yaygın bir kullanımını temsil eder. Yerleşik kurallara uyarlar ve sıradan yabancı ifadelerle tamamen aynı şekilde ele alınmamalıdır.
Örneğin biberiyenin ikili adı Salvia rosmarinus'tur. Cins adı büyük harfle, tür epiteti küçük harfle başlar ve her ikisi de italik yazılır.
Tam ad tanıtıldıktan sonra, karışıklık riski bulunmadığında cins adı çoğu zaman kısaltılabilir:
Salvia rosmarinus kontrollü koşullar altında yetiştirildi. S. rosmarinus örnekleri altı hafta sonra toplandı.
Familya adları gibi daha yüksek taksonomik kategoriler normalde italik yazılmaz; alt türler, varyeteler, suşlar ve otoriteler için kullanılan kesin kurallar ise disipline göre değişebilir. Bu nedenle bilimsel yazarlar, genel İngilizce kurallarına güvenmek yerine ilgili adlandırma koduna veya derginin yönergelerine başvurmalıdır.
10. Ayırt Edici İmler ve Özgün Yazım
Yabancı ad ve sözcüklerde genellikle aksanlar, çift nokta işaretleri, çengeller, tilde işaretleri veya başka işaretler gibi ayırt edici imler bulunur. Bunlar, kolaylık amacıyla kaldırılmak yerine normalde doğru biçimde korunmalıdır.
Örnekler:
- Garcia yerine García;
- Muller yerine Müller;
- Francois yerine François;
- Dvorak yerine Dvořák.
Modern kelime işlem ve yayıncılık sistemleri bu karakterleri kolayca desteklediğinden, bunları çıkarmak için teknik bir neden nadiren vardır. Doğru yazım, yazarlara ve kaynaklara saygı gösterildiğini ortaya koyar ve farklı adlar veya terimler arasındaki karışıklığı önler.
İstisnalar vardır. Bazı veri tabanları, atıf sistemleri veya daha eski yayımlanmış kaynaklar adları aksansız biçimde standartlaştırabilir; yazarlar da bazen adlarını İngilizceleştirilmiş veya basitleştirilmiş bir biçimle yayımlar. Kaynakçalarda en güvenli yaklaşım, dergi aksini belirtmediği sürece, genellikle atıf yapılan yayında kullanılan biçimi yeniden üretmektir.
11. Latin Olmayan Alfabelerden Kısa Yazım
Arap, Kiril, Yunan, İbrani, Çin veya Japon yazı sistemleri gibi alfabelerle yazılmış yabancı dildeki materyaller başka bir soruyu gündeme getirir: özgün yazının yeniden üretilmesi mi, Latin alfabesine aktarılmış bir biçimin sunulması mı, yoksa her ikisinin birden kullanılması mı gerekir?
Yanıt, disipline ve hedef kitleye bağlıdır. Arap dilbilimi üzerine uzmanlara yönelik bir makalede Arap alfabesinin kapsamlı biçimde kullanılması makul olabilirken, daha geniş kapsamlı bir tarih araştırmasında, alfabeye aşina olmayan okurların adları ve terimleri telaffuz edebilmesi veya tanıyabilmesi için Latin harfleriyle yazılmış biçimler sunulabilir.
Kısa yazım kullanılıyorsa, yerleşik bir sistem tutarlı biçimde izlenmelidir. Farklı alanlar farklı standartlar kullanır ve sistemlerin karıştırılması kafa karışıklığı yaratır. Örneğin Arapça, Rusça ve Çince için birden fazla kısa yazım veya Latinleştirme sistemi vardır; bu nedenle hangi sistemin izlendiği açık değilse yazar bunu belirtmelidir.
Gerektiğinde ilk kullanımda her iki biçim de verilebilir:
İctihad (اجتهاد) kavramı, İslam hukukunda genel olarak bağımsız hukuki akıl yürütmeyi ifade eder.
Bir kez tanıtıldıktan sonra, harf çevirisiyle yazılmış biçim genellikle tek başına kullanılabilir.
12. Kitapların, Makalelerin ve Diğer Eserlerin Yabancı Dildeki Başlıkları
Diğer dillerdeki başlıklar normalde yayımlandıkları dilde doğru biçimde verilmelidir. Başlığın çevirisinin de sunulup sunulmaması, okuyucu kitlesine ve atıf stiline bağlıdır.
Metin içinde şöyle yazabilirsiniz:
Goethe'nin Genç Werther'in Acıları (The Sorrows of Young Werther) adlı eseri on sekizinci yüzyılın en etkili romanlarından biri oldu.
Bazı kaynak gösterme sistemleri, özellikle yayının dili okuyuculara tanıdık gelmeyebilecekse, bibliyografik kayıtlarda özgün başlığın ardından köşeli parantez içinde çevrilmiş başlıkların verilmesini gerektirir. Diğerleri, tanımlama açısından yararlı olmadıkça çevirileri vermez.
Büyük harf kullanımı genellikle ya özgün dilin kurallarına ya da atıf stilinin gerekliliklerine uymalıdır. Almanca, Fransızca veya İspanyolca bir başlığa otomatik olarak İngilizce başlık biçimindeki büyük harf kullanımını uygulamayın. Örneğin Almanca isimlerin kendine özgü büyük harf kullanımı kuralları vardır; Fransızca başlıklarda ise genellikle İngilizce başlıklara göre daha az büyük harf kullanılır.
13. Daha Uzun Yabancı Dil Alıntıları
Uzun bölümler genellikle tırnak işaretleri içine alınmak yerine blok alıntı olarak sunulmalıdır. Blok alıntı için kesin sözcük sayısı eşiği yazım kılavuzuna göre değişir; bu nedenle derginin gerekliliklerini kontrol edin.
Özgün dil ve çeviri birlikte gerekli olduğunda çeşitli düzenler kullanılabilir:
- çevirisi yapılmış blok alıntının ardından özgün blok alıntı;
- ana metinde İngilizce çeviri, notta özgün dilde metin;
- uzmanlık edisyonlarında paralel sütunlar veya hizalanmış bölümler;
- hemen altında düzyazı çevirisi bulunan özgün alıntı.
En iyi yöntem, tartışmanın akışını aksatmadan okuyuculara ihtiyaç duydukları bilgiyi sağlayan yöntemdir.
Çözümlemeniz özgün metindeki tek tek sözcüklere, dil bilgisine veya üslup özelliklerine dayanıyorsa yabancı dildeki bölümü koruyun. Tartışma yalnızca içerikle ilgiliyse çeviri yeterli olabilir.
14. Yabancı Metinlerin Çevresindeki Noktalama
Yabancı sözcükler ve alıntılar, İngilizce cümlenin noktalama sistemine uymalıdır. Diller arasındaki noktalama kuralları farklılık gösterdiğinden bu durum karmaşıklaşabilir.
Yabancı ifade kendi İngilizce cümlenizin içine yerleştirildiğinde, çevresindeki noktalama genellikle İngilizce cümlenin gerekliliklerine ve seçilen İngilizce yazım kılavuzuna uyar. Ancak doğrudan alıntının ayrılmaz bir parçası olan noktalama işaretleri, haklı bir gerekçe olmaksızın sessizce değiştirilmemelidir.
Alıntı işareti stillerini de göz önünde bulundurun. İngilizce dergiler birincil biçim olarak tek tırnak işaretlerini gerektirebilirken, Amerikalı yayınevleri genellikle çift tırnak işaretlerini tercih eder. Fransızca bir kaynak « » guillemetlerini, Almanca bir kaynak ise farklı alıntı kurallarını kullanabilir. Metni doğrudan yeniden aktarırken, özgün alıntı işaretlerinin korunup korunmayacağını veya yayının kurum stiline dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğini belirlemek için üslup kılavuzuna başvurun.
Doğaçlamadan daha önemli olan tutarlılıktır. Gerekli kural belirlendikten sonra bunu belgenin tamamında uygulayın.
15. Dipnotlarda ve Sonnotlarda Yabancı Dildeki Materyal
Önemli miktarda dilbilimsel ayrıntının ana savı kesintiye uğratacağı durumlarda notlar özellikle yararlı olabilir. Kısa bir İngilizce cümle metinde kalırken özgün ifade, alternatif çeviri veya açıklama dipnotta yer alabilir.
Bu yaklaşım şu durumlarda yaygındır:
- özgün ifade esas olarak uzmanlar için yararlıdır;
- birkaç olası çeviri tartışılmayı hak eder;
- etimolojik bilgi ilgili olmakla birlikte ikincil niteliktedir;
- uzun bir özgün dil alıntısı savın akışını kesintiye uğratır; veya
- yazarın metinsel veya el yazması bir varyantı açıklaması gerekir.
Ancak notlar her yabancı ifadenin doldurulduğu alanlara dönüşmemelidir. Okurların savı takip edebilmesi için bilgiye ihtiyaç varsa, bu bilgi ana metinde yer almalıdır. Notları temel açıklama yerine destekleyici ayrıntılar için kullanın.
16. Tekrarlanan Yabancı Terimlerde Tutarlı Olun
Yabancı bir terim tezde veya kitapta onlarca kez geçebilir. Nasıl sunulacağına erkenden karar verin ve bu kararı tutarlı biçimde uygulayın.
Çözülmesi gereken sorular şunlardır:
- Terim her kullanımda mı, yoksa yalnızca ilk kullanımında mı italik yazılacak?
- Aksanlar ve diğer işaretler her zaman korunacak mı?
- Çoğul, İngilizceye göre mi yoksa kaynak dile göre mi oluşturulacak?
- İngilizce çeviri her kullanımda mı, yoksa yalnızca ilk kullanımda mı verilecek?
- Transliterasyonda uzmanlık gerektiren aksan işaretleri kullanılacak mı, yoksa sadeleştirilmiş bir biçim mi tercih edilecek?
Uzun bir tez veya monografi için bu kararları bir üslup kılavuzuna kaydedin. Bu, aynı belgede birden fazla dil veya transliterasyon sistemi bulunduğunda özellikle yararlıdır.
17. Yabancı Çoğullar ve Dilbilgisel Bütünleşme
Yazarlar ödünç alınmış terimlerin çoğul biçimleriyle bazen zorlanır. Bazı yabancı sözcükler özgün çoğullarını korurken, bazıları İngilizce çoğul eki kazanmıştır. Diğerleri ise alandaki kullanıma bağlı olarak her iki biçime de izin verir.
Örneğin akademisyenler şu tür karşıtlıklarla karşılaşabilir:
- formulae / formüller;
- indexes / dizinler;
- appendixes / ekler;
- cacti / kaktüsler.
Doğru seçim anlama, alana ve üsluba bağlıdır. Örneğin matematik yazımında indices yaygınken, kitap dizinleri veya veritabanı dizinlerinden söz ederken indexes standarttır.
En görünür şekilde “yabancı” olan çoğulun otomatik olarak daha akademik olduğunu varsaymaktan kaçının. Alanınızda kabul gören biçimi kullanın ve bunu tutarlı biçimde uygulayın.
18. Yabancı Dili Sırf Bilgili Görünmek İçin Kullanmayın
Yabancı terminoloji gerçek bir entelektüel amaca hizmet etmelidir. Yalnızca düzyazıyı daha bilgili göstermek için Latince, Fransızca veya Almanca ifadeler kullanmak ters etki yaratabilir; tartışmanın gösterişli veya gereksiz yere anlaşılmaz görünmesine neden olabilir.
Yabancı bir terimi şu durumlarda koruyun:
- tam bir İngilizce karşılığı bulunmayan bir kavramı adlandırıyorsa;
- kesin özgün ifade metin analizinin merkezindeyse;
- terim, disiplin içinde standartsa;
- dilsel biçimin kendisi tartışmanın bir parçasıysa; veya
- yabancı ifade, çevirinin düzleştireceği tarihsel veya kültürel açıdan özgül bir anlam taşıyorsa.
Yabancı ifade analitik açıdan bir değer katmıyorsa ve açık bir İngilizce karşılığı kolayca bulunabiliyorsa bunun yerine İngilizce kullanın.
19. Hedef Kitlenizin Bilgi Düzeyini Dikkate Alın
Aynı yabancı terim, bir yayında açıklama gerektirirken başka bir yayında gerektirmeyebilir. Orta Çağ Latincesi uzmanlarına yönelik bir makale, geniş bir beşerî bilimler okuyucu kitlesine hitap eden disiplinlerarası bir çalışmaya kıyasla çok daha fazla dil bilgisi varsayabilir.
Kendinize şunları sorun:
- Okurların çoğu bu dili bilir mi?
- Bu terim, disiplin içinde standart mı?
- Bir çeviri, tartışmayı kesintiye mi uğratır yoksa onu geliştirir mi?
- Kesin yabancı ifadeyi anlamak analizim açısından önemli mi?
Amaç, okurları küçümsemek değil, onları gereksiz yere dışarıda bırakmaktan kaçınmaktır. İyi akademik iletişim, karmaşık materyali aşırı basitleştirmeden erişilebilir kılar.
20. Dergi ve Üniversitenin Yazım Kurallarına Uyun
Akademik açıdan savunulabilir tercihler bile bir derginin kurum içi yazım kurallarına uymak için değiştirilebilir. Bazı dergiler, aşağıdakiler de dâhil olmak üzere yabancı dildeki materyaller için ayrıntılı kurallar sunar:
- çevirilerin parantez içinde mi yoksa notlarda mı yer alması gerektiğini;
- yabancı terimlerin italik yazılıp yazılmayacağını;
- diğer dillerdeki başlıkların nasıl büyük harfle yazıldığını;
- hangi çeviri yazı sisteminin kullanılması gerektiğini;
- özgün yazı sistemlerine izin verilip verilmediğini;
- çevirilere nasıl atıf yapıldığını; ve
- blok alıntıların nasıl biçimlendirildiğini.
Tez yazım kuralları, çevirilerin ana metinde, eklerde veya notlarda yer alıp almayacağını da belirtebilir. Belgeyi son hâline getirmeden önce bu talimatları mutlaka kontrol edin.
21. Yabancı Alıntıları Özgün Kaynakla Karşılaştırın
Yabancı alıntılar, yazım hatalarına karşı özellikle savunmasızdır. Eksik bir aksan işareti, yanlış bir karakter veya yanlış yere konmuş bir sözcük anlamı değiştirebilir ve İngilizce bilen bir düzeltmenin bunu fark etmesi zor olabilir.
Bu nedenle her doğrudan alıntı, teslimden önce kaynak metinle karşılaştırılarak kontrol edilmelidir. Yalnızca aylar önce kopyalanmış notlara veya taslaklar arasında defalarca aktarılmış materyale güvenmeyin.
Kontrol edin:
- her sözcük ve harf;
- aksan işaretleri;
- büyük harf kullanımı;
- gerektiğinde özgün noktalama;
- sayfa, yaprak veya satır göndermeleri;
- herhangi bir çevirinin doğruluğu; ve
- eksiltmelerin veya eklemelerin doğru biçimde işaretlenip işaretlenmediği.
Metinbilim çalışmalarında, küçücük bir transkripsiyon hatası bile belirli bir terim etrafında oluşturulmuş bir yorumu zayıflatabilir; bu nedenle doğruluk esastır.
22. Makine Çevirisini Kullanırken Dikkatli Olun
Makine çevirisi sistemleri, anlaşılmayan materyali kabaca anlamak için yararlı olabilir; ancak akademik çalışmalarda dikkatle kullanılmalıdır. Harfi harfine yapılan veya bağlama göre hatalı çeviriler teknik kavramları, tarihî dili, deyimleri ya da kültüre özgü ifadeleri çarpıtabilir.
Çevrilmiş bir bölüm kanıtınızın veya argümanınızın bir parçasını oluşturuyorsa, onu özgün metinle karşılaştırarak doğrulayın ve gerektiğinde yetkin bir konuşmacıya veya uzman bir çevirmene danışın. Metin hukuki, felsefi, tarihî, edebî veya son derece teknik olduğunda bu özellikle önemlidir.
Üniversitelerin ve yayınevlerinin üretken yapay zekâ ve otomatik çeviriyle ilgili politikaları da gelişmeye devam ediyor. Araştırmacılar, açıklama yapmanın gerekip gerekmediğini ve yayımlanmamış ya da gizli materyallerin üçüncü taraf sistemlere yüklenip yüklenemeyeceğini kontrol etmelidir.
23. Yabancı Dilleri Metne Dâhil Ederken Sık Yapılan Hatalar
Akademik metinlerde çeşitli sorunlar sık sık tekrarlanır:
- Kısa bir doğrudan alıntı için gereksiz yere hem tırnak işareti hem de italik kullanmak.
- Genel okur kitlesi için anlaşılmayan yabancı materyali çevirmemek.
- Kaynağını belirtmeden çeviri sunmak.
- Özgün baskıya başvurmak yerine bir eseri yeniden özgün diline çevirmek.
- Tekrarlanan yabancı terimlerde italik kullanımında tutarsızlık.
- Adlardan veya uzmanlık terimlerinden aksan işaretlerini kaldırmak.
- Aynı belge içinde farklı transliterasyon sistemlerini karıştırmak.
- Yabancı başlıklarda yanlış büyük harf kullanımı.
- Yabancı dildeki alıntıları çevreleyen İngilizce cümlelerden dilbilgisel olarak kopuk bırakmak.
- Daha yalın İngilizcenin daha açık olacağı yerlerde yabancı ifadeler kullanmak.
Bu sorunların çoğu tespit edildikten sonra görece kolayca düzeltilebilir; bu nedenle özel olarak yapılan son bir kontrol çok değerlidir.
24. Yabancı Dildeki Materyaller İçin Uygulamalı Kontrol Listesi
- Her doğrudan alıntı doğru biçimde aktarılmış mı?
- Kısa alıntılar otomatik olarak italik yazılmak yerine tırnak içine alınmış mı?
- Gerektiğinde, tek başına kullanılan yabancı terimler italik yazılmış mı?
- Okurların ihtiyaç duyabileceği durumlarda bir çeviri veya tanım sunulmuş mu?
- Çevirmen belirlenmiş mi?
- Çevirileri yeniden çevirmek yerine özgün İngilizce kaynaklara başvurulmuş mu?
- Aksan işaretleri ve özel karakterler doğru mu?
- Tek bir transliterasyon sistemi tutarlı biçimde kullanılmış mı?
- Yabancı başlıklar gerekli üsluba göre büyük harfle yazılmış mı?
- Bilimsel adlar doğru biçimlendirilmiş mi?
- Tüm yabancı dildeki alıntılar İngilizce düzyazıya dilbilgisel açıdan uyuyor mu?
- Kaynakça, sayfa numaraları ve kaynak ayrıntıları doğru mu?
- Dergi veya üniversite yönergeleri ek gereklilikler getiriyor mu?
Sonuç
Yabancı dilleri İngilizce akademik metinlere entegre etmek, özgün ifadeye sadakat ile okuyucu açısından açıklık arasında denge kurulmasını gerektirir. Yabancı dildeki materyal hiçbir zaman dekoratif bir ek olarak değerlendirilmemelidir. Her alıntı, terim, çeviri ve başlık akademik argümana anlamlı bir katkı sağlamalı ve açık ve tutarlı kurallara göre sunulmalıdır.
Doğrudan alıntılar, sırf yabancı dilde oldukları için italik yerine normalde tırnak işaretleri veya blok alıntı biçimlendirmesi kullanılmalıdır. Terim olarak kullanılan tekil kelimeler ve ifadeler, özellikle ilk kullanıldıklarında uygun biçimde italik yazılabilir. Okuyucuların özgün metni anlamayabileceği durumlarda çeviri verilmeli ve kaynağı daima belirtilmelidir. Eser aslen İngilizce yazılmışsa yeniden çeviri yapılmasından kaçınılmalı; özgün yazım, aksan işaretleri ve transliterasyon dikkatle kontrol edilmelidir.
Her şeyden önce, hedef kitlenizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurun. Uzmanlık terimi vazgeçilmez olabilir; ancak anlaşılırlık güvenle varsayılamıyorsa yine de tanımlanmalıdır. Yabancı dilde bir alıntı önemli bir dilsel nüansı koruyabilir; ancak argüman, dili bilmeyen okuyucular için de erişilebilir kalmalıdır.
Araştırmacılar bu ilkeleri uygulayıp dergi veya üniversite gerekliliklerini dikkatle kontrol ederek, okunabilirlikten, akademik kesinlikten veya özgün kaynaklara saygıdan ödün vermeden birden fazla dili İngilizce akademik yazıma entegre edebilirler.
Düzenleme ve Redaksiyon Hizmetlerimizi Neden Tercih Etmelisiniz?
Proof-Reading-Service.com olarak, geniş ve son derece özverili akademik ve bilimsel uzman ekibimiz aracılığıyla en yüksek kalitede dergi makalesi düzenleme, tez redaksiyonu ve çevrim içi redaksiyon hizmetleri sunuyoruz. Tüm redaktörlerimiz, kendi lisansüstü derecelerini almış ana dili İngilizce olan kişilerdir ve uzmanlık alanları o kadar geniş bir disiplin yelpazesini kapsar ki, uluslararası müşterilerimize her tür akademik el yazmasını başarılı bir yayıma hazırlamak üzere geliştirmeleri ve kusursuzlaştırmaları için araştırma düzenleme desteği sağlayabiliyoruz.
Makale düzenleme ve redaksiyon ekibimizin özenle eğitilmiş birçok üyesi, ağırlıklı olarak akademik dergilerde yayımlanması amaçlanan makaleler üzerinde çalışır. Her makalede kullanılan kaynakçanın ve biçimlendirmenin derginin yazarlar için talimatlarına uygun olmasını sağlamak ve dil bilgisi, yazım, noktalama ya da basit yazım hatalarını düzeltmek için titiz dergi düzenleme standartlarını uygularlar. Böylece müşterilerimizin, editörleri etkilemek ve yayımlanmayı sağlamak için gereken açık ve doğru biçimde araştırmalarını sunmalarını mümkün kılarız.
Çok çeşitli bilimsel dergi makalelerinin yazarlarına yönelik bilimsel düzenleme ve redaksiyon hizmetlerimiz özellikle popülerdir; ancak makale düzenleme hizmetleri de sunuyor, tüm akademik disiplinlerde ve bunların dışında kalan alanlarda makaleleri redakte edip düzenleyecek deneyim ve uzmanlığa da sahibiz.
Tıbbi düzenleme ve redaksiyon alanında uzmanlaşmış ekip üyelerimiz bulunmaktadır. Bazı uzmanlarımız ise zamanlarını yalnızca tez redaksiyonuna ve makale redaksiyonuna ayırarak akademisyenlere, titiz doktora tezi düzenleme ve dergi makalesi redaksiyonu uygulamalarıyla biçimlendirme ve dil kullanımlarını geliştirme fırsatı sunmaktadır.
Çok dilli bir dergi makalesi hazırlıyor, yabancı dilde kaynaklar içeren bir tezi son hâline getiriyor, Latince bilimsel terminolojiyle çalışıyor veya çevrilmiş materyal içeren bir makaleyi düzenliyor olabilirsiniz; profesyonel ekibimizin nitelikli bir üyesi paha biçilmez destek sağlayabilir ve yabancı dil ile İngilizce unsurların doğru ve tutarlı biçimde bütünleştirilmesine yardımcı olabilir.
Bir akademik veya bilimsel dergi için makale hazırlıyorsanız ya da yakın gelecekte hazırlamayı planlıyorsanız, Dergi Yayıncılığı Rehberi de ilginizi çekebilir. Bu rehbere Araştırmaları Dergilerde Yayımlama İpuçları ve Tavsiyeleri web sitemizden ulaşabilirsiniz.